Hatırlama Macerası

Kar

  • Yazarın sesinden Boşnakça metin
    Sie benötigen den Flashplayer, um dieses MP3 zu hören.
  • Kar, Mile Stojić
    Sie benötigen den Flashplayer, um dieses MP3 zu hören.

Bosnalı şair Mile Stojic’in bir şiiri, Azra Özdemir’in çevirisiyle.

Kar

Dünyanın kalbinde bir şehir vardı,
Sokaklarında gündelik yaşamın sesleri yankılanıyordu,
Sıra ağaçları sevgililerin nefesleriyle fısıldıyordu,
Sabahları, yeni çıkan gazete ve taze ekmek kokuyordu,
Her günün, güzelliklerinin anıtı olmasını isteyen
Hanımefendileri, güzel yüzlerine makyaj yapıp sarı saçlarını tarıyorlardı,
Şairleri ise hanımefendilerinin ardından acı çekiyordu
(bütün şehirlerde böyledir).
Bir şehir vardı,
Çevredeki tepelerden gelen soğuk dağ rüzgârıyla okşanan
İpek bayan eşarbıyla yüzüne dokunulan
Dar sokakları, minare ve çanlarla şarkı söyleyen
Sokakları geleceğe ve dünyaya açılan…

Dünyanın sonunda bir şehir vardı,
Caddelerini kara bulutlar, yoğun duman örttü
Donmuş ellerin ısınması için
Acı bir çorbayı pişirmek için
Sıra ağaçlarını kestiler,
Sabahları barut ve pıhtılaşmış kan kokuyordu.
Uykusuzluğun ve korkunun oluşturduğu
Kırışıklıkları ve gözaltı morlukları örtmek için
Hanımefendileri güzel yüzlerine makyaj yapıyordu,
Kara saçlarını yoluyordu.
Bir şehir vardı,
Çevre tepelerden yağan bombalarla okşanan,
Dar sokakları, ölümcül sessizlikle susuyordu,
Caddeleri aşağılanmaya ve ahrete götürüyordu.

Dünyanın kalbinde bir şehir vardı
İbadethanelerin, kıyamet gününü
Bir an önce göndermesi için Tanrıya yalvardığı,
Mezarların, kaldırım ve sokaklarda dolup taştığı,
Yedi bin gün, yedi bin yıl…
Ölüm, aile fotoğrafından sırıtıyordu
En sevdiklerin kucağında…

Tanrının ve insanların terk ettiği bir şehir vardı,
Yüzünü kara örtüyle örttüler,
Sarı saçlı perilerini, İblisin kollarına attılar,
Genç sevgililerini Cyclop’un akşam yemeğine verdiler.
Savunması sadece yoksullara ve
Hor görülenlere bırakılan,
Bilgin ve şairlerin terk ettiği bir şehir vardı.

Dünyanın sonunda bir şehir vardı,
Masanızda, yanan bir meşale gibi konuşan
Fakat buzları eritemeyen, kartlaşmış kalpleri ısıtamayan.
Kül ve kanı yıkayacak yağmur da yağmadı,
Sokaklardaki dumanı dağıtacak,
Gözyaşları silecek rüzgâr da esmedi.
Tomurcukları açacak, dalları yeşertecek
Bahar da gelmedi,
Yaz da gelmedi,
Herhangi bir umut veya mavimsi ütopya da gelmedi.

Yaralı kaldırımlardan, pürüzlü sokaklarda
Sadece kış yürüyordu. Masumluk yeniden
İlk karla beraber
Çatılarda parlamaya başladı.

Saraybosna, Yaz 2009

 

Mile Stojić © Mile Stojić
Bosna-Hersek’ten Mile Stojić
Mile Stojić 1955’de Dragicina’da (Bosna-Hersek) doğdu; Saraybosna’da  yaşıyor; Saraybosna Üniversitesi’nde Güney Slav dilleri ve edebiyatı öğrenimi gördü (1974-80); Viyana Üniversitesi’nde okutmandı (1993-2002); eski Yugoslavya’daki çeşitli medya organları için muhabirlik ve yayıncılık faaliyetlerinde bulundu,  Saraybosna’daki Odjek (Yankı) ve Lica (Çehreler) adlı edebiyat dergilerinin başeditörü; şair, deneme yazarı; çok sayıda kitabı yayımlandı, en son: Cafe Nostalgija  (denemeler, Zagreb, 2008), Među zavađenim narodima (şiirler, Zagreb, 2009); Almancaya çevrilen kitapları: In Schmerz mit Wut (Bosna savaş edebiyatı, Viyana, 1996), Fenster, Worte. Ein bosnisches Alphabet (denemeler, Klagenfurt, 1998); Das ungarische Meer (şiirler, Klagenfurt-Viyana, 2006); PEN Kulübü ve Bosna-Hersek Yazarlar Birliği üyesi; “Brankova nagrada”, “Goranova nagrada”, “Kočićevo pero”, “Godišnja nagrada Društva pisaca BiH” gibi önemli ödüller kazandı.

 

Klaus Detlef Olof'un bir çevirisi
Klaus Detlef Olof 1939’da Lübeck’de (Almanya) doğdu; Zagreb ve Graz’da yaşıyor; Hamburg ve Saraybosna’da Slav dilleri ve edebiyatı öğrenimi gördü; 1973’ten bu yana Klagenfurt Üniversitesi’nde Güney Slav Dilleri Edebiyatı Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor; uzun yıllardan beri Güney Slav dilleri edebiyatı Almanca çevirmeni olarak faaliyet gösteriyor; ağırlıklı olarak Hırvat ve Sloven edebiyatından, ayrıca Sırpça, Boşnakça, Makedonca ve Bulgarcadan Almancaya çeviri yapıyor, Cevad Karahasan, Miljenko Jergović, Zoran Ferić und Igor Štiks gibi yazarları çevirdi; çeviri alanında verdiği uğraşlar nedeniyle 1991’de Avusturya Devleti Edebiyat Çevirmenleri Ödülü’ne layık görüldü.