Kısa yollar:
Doğrudan içeriğe git (Alt 1)Doğrudan bir alt navigasyona git (Alt 3)Doğrudan ana navigasyona git (Alt 2)

Kıbrıs'ta Bulușmalar
Performans Sanatçısı Horst Weierstall... İle bİr kahve İçİmİ

Horst Weierstall
© CIPS / Marcos Gittis

Crossing Line Circle (Zamanin İzleri) Marking Time, Horst Weierstall’ dan Çizimler ve Notlar Sergisi 2. Mart 2017 tarihinde kapılarını açıyor. Sanatçı, 80’ li yıllarda Kıbrıs’ ta Aksiyon Sanatı öncülerindendi. Goethe-Institut, Kıbrıs’a olan bağının sebebini öğrenmek için sanatçıyla Lefkoşa’ da, Otel Averof’ta bir araya geldi.

En önemli soruyla başlayalım. Kahvenizi nasıl içersiniz?

Horst Weierstall: Orta. Eskiden kahvehaneler benim işim için ilham kaynağıydı. Sık sık tavla oynayan erkekler arasında oturur, kahvemi içer ve notlar alırdım. Her gün bir satır, her gün bir çizim. 

1981 yılında Kıbrıs’a geldiniz. Bu ülke sanatınızı nasıl etkiledi?

Horst Weierstall: Kıbrıs’ta durum o zaman en uç noktadaydı. Almanya ise hala bölünmüş. Lefkoşa benim uzakları arayışımda başlangıç noktamdı, içsel ruh halimi sorgulamamdaki zemin, Yakın Doğu’daki algımız karmaşıklık içinse paradigma. O zamanlar bu yere ve duruma çizerek yakınlaştım. Daha o zamandan büyük boyutlu yer çizimleri yaparak. Bunlardan da Momentum (uygun an) başlığıyla bir seri aksiyonlar oluştu.

O dönemlerde Kıbrıs‘ ta sanat alanında neler vardı?

Lefkoşa Suriçi, tarihinde her zaman sanatçılar için besleyici zemin olmuştur. Bu o zaman böyleydi, şimdi de böyle. Enstallasyon, interaksiyon gibi terimler daha o zamanlarda biliniyordu. İngiltere ile çok temas vardı. Ama kamuya açık alanlarda aksiyon ve enstalasyonları ilk yapan benim.

Ve seyircilerin tepkileri?

Horst Weierstall: 1989 yılında Green Line‘daki performansı birçok kişi anlamadı ama birşey hissetti. Bu hissettiği red değildi empatiydi. Beklentim de buydu. Ziyaretçilerde tam da bu etkiyi yaratmayı amaçlamıştım. Bir sanat eseri sadece ORDA-olan birşey değildir. Birlikte hissedilen birşeydir.

 
  • Horst Weierstall 5 © CIPS / Marcos Gittis
  • Horst Weierstall 1 © CIPS / Marcos Gittis
  • Horst Weierstall 2 © CIPS / Marcos Gittis
  • Horst Weierstall 4 © CIPS / Marcos Gittis
 

Kıbrıslılarda neyi seviyorsunuz?

Horst Weierstall: Konu, hızlı çözüm bulmak olunca gösterilen esnekliği seviyorum. Bürokrasiyi böylece  ortadan kaldırabiliyorsunuz. Kıbrıs‘ ta güzel olan, karışıklıklara  ve zorluklara  rağmen ülkenin yaratıcı çalışmalar için ilham verici bir platform olması.

Ve buna rağmen bu arada zamanınızın yarısında yine Almanya’da mı yaşıyorsunuz?

Horst Weierstall: Kızım Alexandra ile 2010 yılında, Düsseldorf‘ ta disiplinler arası bir sanat alanı olan, TheArtSpace ‘i kurduk. Ayrıca babysitter istenirse, torunumla da ilgileniyorum.

Aktüel olan sergi, Kıbrıs’a bir çeşit bir geri dönüş mü?

Horst Weierstall: Mümkündür, menun olurdum. Nisan‘ da ‚Eco Art‘ için bir enstalasyon planladık. Bu, Baf 2017 çerçevesinde gerçekleştirilecek bir Akamas – Projesi. Film yapımcıları Nikolas Iordanous ve Sylvia Nicolaides benim ve çalışmalarım hakkında bir belgesel hazırladılar. İlk bölümü şu anda Goethe Instıtut‘ taki sergide gösteriliyor. Kasım ayında Larnaka’da çalışmalarımda kullandığım tüm iletişim araçlarını kapsayan bir sergi olacak -resimler, günlükler, videolar. Esasen bundan sonraki zamanımı Larnaka Kentine ayırmak istiyorum ve bu da beni yine eski konuma getiriyor: Uzakları keşfetmek.


Every Center a Periphery, 1987 Every Center a Periphery, 1987. Charcoal and enamel on canvas. 182x182 cm | © Horst Weierstall