Kısa yollar:
Doğrudan içeriğe git (Alt 1)Doğrudan bir alt navigasyona git (Alt 3)Doğrudan ana navigasyona git (Alt 2)

Cathy Milliken & Lucia Duchoňová ile sohbet
Samimi bir sohbet

Partitur „Ode an die Freude“
Partitur „Ode an die Freude“ | Foto (Ausschnitt): Goethe-Institut/Andreas Loucaides

24 Kasım 2019, Pazar sabahı, Cathy Milliken, Lucia Duchoňová ve Amalgamation Choire, Goethe-Institut Lefkoşa'da buluştu ve "Ode for All" (Herkese Övgü) üzerinde çalıştı. Elli Michael ile sohbet sırasında, Cathy Milliken ve Lucia Duchoňová, bu ülkeler arası proje fikrinin nasıl doğduğunu ve bu projeden neler bekleyebileceğimizi anlatıyor. 

Projenizin adı ‘Ode For All’ (Herkese Övgü) ve Friedrich Schiller'in ‘Ode to Joy’ (Neşeye Övgü) şiirinden esinlenilmiş. Bu projeyi oluştururken ilham kaynağınız neydi?

Cathy Milliken: Goethe-Institut Istanbul’un bir çağrısına uyarak, gelecek yıl yapılacak Beethoven Yılı’nın kutlamaları için beyin fırtınası yapmak üzere bir atölye çalışmasına katıldım. Ben her zaman koroları ve sesi sevmişimdir. İnsanlarla kreatif işbirliği yaparak çalışmak, başkalarıyla bir çeşit birlikte bestelemek çoğu zaman benim kompozisyon sürecimin bir parçası. Bu projede ikisini bir araya getirdim: korolarla çalışmayı ve kreatif çalışmayı. Çoğu zaman koro çalışması, başka bestecilerin parçalarını öğrenmek anlamına gelir– en azından bizim batı geleneğimizde, çok fazla doğaçlama yoktur. Ancak bu projede söz konusu olan, olağanüstü kültürel çeşitlilikteki farklı geleneklerden olan korolardı. Bu yüzden benim ilk aklıma gelen fikir şuydu: bu koroların tümünün kendi şarkılarını neşe ve aynı zamanda da “tüm insanlar kardeş olacak” fikriyle söylemelerini hayal etmek - neşe ve barış fikri.

Bu projeye katılacak olan koroları seçme kriterleri nelerdi?

Cathy Milliken: Farklı türde bir portföy seçtik; koroların bazıları geleneksel, bazıları ise batı klasik geleneği olan korolar. Biz gerçekten farklı gelenekleri bir araya getirmek istedik. Bu yüzden koroları seçerken aslında şunu dikkate aldık: Güneydoğu Avrupa’da ses açısından da ilginç olabilecek farklı gelenekleri nasıl bir araya getirebiliriz.

Proje aşama aşama tam olarak neyi kapsıyor?

Cathy Milliken: Öncelikle korolarla teker teker kendi şehirlerinde buluşuyoruz ve neşe ama aynı zamanda da birlik ile ilgili yeni kelimeler üretiyoruz. Ve sonra bu kelimeler için müzik yaratıyoruz. Şimdiye kadar neşe ve nasıl neşe hissettiğimiz, neşenin bizim için ne anlama geldiği, neşe hissetmek için neler yaşadığımız, ne zaman neşe hissettiğimiz ve aynı zamanda birlikte olmanın ne demek olduğu hakkında çok farklı görüşler edindik – tabii ki bir koro çok birlik içinde olan bir grup. İlerki bir süreçte hepimizin bir araya geleceği ikinci atölye yapılacak.

Cathy Milliken und Lucia Duchoňová bei der Chorprobe Cathy Milliken und Lucia Duchoňová bei der Chorprobe | Foto (detay): Goethe-Institut/Andreas Loucaides

Koroların tümünün bir araya geleceği İstanbul'daki toplantıdan beklentileriniz neler?

Lucia Duchoňová: Çok zevkli olacağını düşünüyorum! Koroları bir araya getirdiğimizde, koroların her birinin kendi yaratmış olduğu ve hepsi de farklı dillerde olan şarkıların tümünü öğrenmek zorundayız. Her koro kendi sözlerini kendi yerel dilinde yarattı. Müzik gerçekten de farklı dillerde söylendiğinde çok daha zengin. Cathy aynı zamanda hepimizin birlikte söyleyeceği başka bir parça daha besteleyecek. Ve her koronun kendini tanıtmak için kendi başına bir parça sunması gerekiyor. Performans, 2020'de Berlin'deki Radialsystem'de gerçekleştirilecek.

Beethoven'ın eserleri ve fikirleri ne anlamda projeniz için ilham kaynağı oldu?

Cathy Milliken: Schiller‘in şiiri 1780'lerde yazılmıştı ve Beethoven daha sonra 1884'te 9. Senfoni'yi besteledi. Eser, [alt] sınıfları yönetici sınıfların zulmünden kurtarmanın ve Fransız Devrimi'nin ruhu içinde düşünmenin bütünlüğünü yansıtıyordu - eşitlik, kardeşlik ve özgürlük. Bu anlamda Beethoven, demokrasi ve ifade eşitliğini gerçekten isteyen ve bu fikrin tamamını eserlerine taşıyan bir yenilikçiydi. Atölyelerimizin de çok demokratik ve eşit olmasının sebebi budur. Düşünce özgürlüğü anlayışı hakim – herkes bir çeşit işbirliği içinde topluluk içinde fikirlerini açık ve özgürce tartışabiliyor. Bundan başka Beethoven’in müzikal fikri ‚Neşeye Övgü‘yü tüm konser akşamı boyunca devam edecek bir nakarat oluşturmak için işleyeceğim. Her atölye çalışmasında  Neşeye Övgü’yü söylüyoruz, Schiller‘in şiirini ve şiir yapısını ve aynı zamanda eşitlik bağlamında devrim fikrini inceliyoruz. Çalışmanın ruhu geniş anlamda tanıtıldığında, tüm katmanların herkesin kompozisyonuyla uyum içinde olacağını düşünüyorum. Böylece sonuç, Beethoven'a çok katmanlı bir bağıntıdır.

Gerçekten de müzik aracılığıyla bu birlik ve kardeşlik mesajını aktarabileceğimize inanıyor musunuz?

Lucia Duchoňová: Buna inanıyorum. Müzisyenler olarak bu mesajı dünyaya yaymamız için müziği kullanmamız gerekiyor. Ben ayrıca uluslararası bir koroyla farklı milletlerden ve fakat farklı dinlerden olan kişilerle çalışıyorum. Bir hafta sonra bu kişilerin hep birlikte şarkı söylemelerini ve aynı zamanda da provalardan sonra bir araya gelip bazı şeyleri nasıl daha iyi yapabileceklerini tartışmalarını görmek çok ilginç. Çünkü birlikte olmak ve çoğunlukla kafalarımızda var olan sınırları yok etmek istiyorlar. Bunu, hep birlikte İstanbul’da buluştuğumuzda da projemizde gözlemlemek çok güzel olurdu. Atölye çalışmalarını yapacağız ama kadınlar yalnız tekli gruplar halinde kalmayacak, birbirleriyle de kaynaşıp, tartışacaklar.

Cathy Milliken: Müzik yoluyla buluşmanın, birbirimize aynı seviyeden bakabileceğimiz, hepimizin buluşacağı bir platform yaratabileceği ümidinden vazgeçmemeliyiz – birini öbürünün üstünde tutmadan tamamen eşit, özgür ve kardeşlik içinde. Milliyetle ilgili konuların önem taşımayacağını umuyoruz. Korolordaki kişiler bağımsız ve milli meselelerin etkisinde kalmamış görünüyor. Burada konu daha çok kişisel kimlik konusu; kadın olmak veya anne, mühendis, veya sosyolog olmak gibi. Bunun, Beethoven’in çizgisinde ve yaklaşımında çok ilerici düşüncede bir proje olduğuna inanıyorum.

Cathy Milliken Cathy Milliken | Foto (detay): Goethe-Institut/Andreas Loucaides Cathy Milliken (proje yöneticisi) Avustralya'da piyano ve obua okudu ve Avrupa'da enstrümentasyon eğitimine Heinz Holliger ve Maurice Bourgue‘un yanında devam etti. Bunun yanında Dalcroze-Metoduna göre  müzik pedagojisi eğitimi aldı. Ensemble Modern'in kurucu üyesi Cathy Milleken; Pierre Boulez, Peter Eötvös, Frank Zappa, György Ligeti ve Karlheinz Stockhausen gibi besteciler ve orkestra şefleriyle çalıştı. 2005-2012 yılları arasında Berlin Filarmoni Eğitim Programı‘nın direktörlüğünü yaptı. Besteci olarak tiyatro, opera, radyo ve film için eserler yazmış, ses enstalasyonları yapmış ve Berlin Devlet Operası, Darmstadt Devlet Tiyatrosu, Southbank Centre London, ZKM Karlsruhe ve çeşitli radyo istasyonları için eserler hazırlamıştır. Cathy Milliken, uluslararası alanda çok aranan bir yaratıcı yönetmen ve bestecidir. Vokal ve oboist olarak düzenli konserler vermektedir ve çok çeşitli müzik kültürü pratiği ile tanınan Ensemble Extracts ve Berliner Formation’un da üyesidir. Halihazırda, Münih Müzik Tiyatrosu Bienali yaratıcı ekibindeki çalışmalarını sürdürmektedir. Alman Müzik Konseyi ve Goethe-Institut danışma kurullarının onur üyesidir. Serbest sanatçı, besteci, yaratıcı yönetmen ve program danışmanı olarak Berlin'de yaşamaktadır.

Lucia Duchoňová Lucia Duchoňová | Foto (detay): Goethe-Institut/Andreas Loucaides Lucia Duchoňová uluslararası konser deneyimi olan bir vokal pedagog ve mezzo-sopranodur. Diskografisinde Handel Judas Maccabäus (DHM), Canciones & Conciertos (2012, Hänssler Classic), Melancholie (2014, Capriccio / DeutschlandradioKultur) ve AlexandersFest (Hänssler Classic) bulunmaktadır. İlk solo CD'si Canto a Sevilla (Hänssler Classic) "The Best Vocal Performance" kategorisinde 2010 Grammy Ödülü'ne aday gösterilmiştir. Bir opera ve konser şarkıcısı olarak aldığı sayısız uluslararası sorumluluklara ek olarak, Lucia Duchoňová genç şarkıcılar için usta sınıfı kursları vermektedir. Lübeck Uluslararası Koro Akademisi ve Brezilya'daki Co-Academy Canto emTrancoso için müzik ve eğitim konseptleri geliştirmektedir. Lucia Duchoňová ayrıca Slovakya, Trnava'da uluslararası ‘A-Cappella-Festival ZOOM +’ı düzenlemektedir.

Amalgamation Korosu Amalgamation Korosu | Foto (detay): Goethe-Institut/Elli Michael Amalgamation Korosu, 2014 yılında Vasiliki Anastasiou tarafından kurulan tamamen kadınlardan oluşan bir korodur. Repertuarı, kendi şarkılarının yanında, geleneksel Akdeniz müziğinin modern bir yaklaşımla polifonik uyarlamalarını içermektedir. Koro'nun şu andaki önemli performansları arasında, Fransa'daki Voce festivali, Rialto Jazz ve Kıbrıs'taki World Music Showcase sayılabilir. 2016 yılında koro şefi Vasiliki Anastasiou, Cyprus Youth Organization Culture Award  ile ödüllendirilmiştir.