Bana hikâyeni anlat
Proje Tanıtımı

Ein Projekt mit jungen syrischen Geflüchteten

Goethe-Institut 2012'den bu yana, çağımızın en önemli sorunlarından biri olan mülteci krizi konusunda, Almanya'daki mültecilerin toplumla bütünleşmesine yönelik çalışmaların yanı sıra, Türkiye gibi önemli partner ve ev sahibi ülkelerde de projeler yürütüyor. Mülteci krizinden en fazla etkilenen iki ülke arasındaki bir köprü ve kurum olan Goethe-Institut'a bu bağlamda büyük bir sorumluluk düşüyor. Goethe-Institut Türkiye 2014'ten beri, Suriye ve Irak'taki iç savaştan kaçan insanlara yönelik çeşitli projeler geliştirip uyguluyor. Önemli hedef gruplar arasında çocuklar ve gençler gibi, sanatçılar ve sinemacılar da yer alıyor.

Goethe-Institut'un "Bana hikâyeni anlat" projesi, Federal Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından teşvik edilmektedir.


"Bana hikâyeni anlat", Goethe-Institut İstanbul'un, anlatı, edebi ve görsel-işitsel unsurlardan oluşan bir projesidir. Projede Suriyeli mülteci gençler Suriye'den Türkiye'ye kaçmadan önce, kaçış esnasında ve sonrasında yaşadıklarını öyküleme teknikleri, fotoğraflar ve söyleşilerle anlattılar. Çoğu zaman kırılgan bir günlük hayat ile sıradan bir şiddet arasındaki absürt yaşam gerçekliğinin gözler önüne serildiği bu hikâyeler ve tanıklıklara Goethe-Institut Türkiye internet sayfasında devamlı olarak yer verilecek. Ayrıca, Goethe-Institut Ankara'da 5 – 30 Aralık 2016 tarihleri arasında bir sergi, 6 Aralık 2016'da ise bir konferans gerçekleştirilecek.

Proje, Goethe-Institut Istanbul Kütüphane ve Bilgi Hizmetleri Bölümü tarafından Temmuz 2016'da hayata geçirildi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) verilerine göre, o sırada Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin sayısı 2,7 milyonun üzerindeydi. Proje de bu gerçekten yola çıktı: Özellikle de 2013'ten bu yana mültecilerin sayısının hızla artmasıyla, yerel halkta Suriyelilere karşı olumsuz tutum ve yabancı korkusu sadece Avrupa'da değil, Türkiye'de de giderek yaygınlaştı.

Türkiye'deki mülteci kamplarının dışında yaşayan Suriyelilerin korku, tehdit ve ayrımcılığın olmadığı normal bir yaşam sürdürmesi neredeyse imkânsız hale geldi. Dolayısıyla, ülkelerinden kaçmak zorunda kalan mülteciler ile sığındıkları toplum arasında iletişim, anlayış ve empati kurmayı amaçlayan "Bana hikâyeni anlat" gibi bir projenin önemi apaçık ortada. Projede, savaştan kaçmayı başarmış olsalar bile, savaş döneminin acılarını geride bırakamayan çocuk ve gençlerin yaşadıkları belgeleniyor.

Bu projeyle, Türkiye'deki kamusal hayattan büyük ölçüde dışlanan mültecilerin toplumda biraz daha fazla yer edinmesi amaçlanıyor. "Bana hikâyeni anlat" projesinin ilk ayağı Eylül 2016'da, güneydoğudaki sınır kenti Mardin'de yaşayan 16 Suriyeli çocuk ve gençle gerçekleştirildi. Profesyonel eğitmenler atölyelerde gençlere hikâyelerini sözel ve görsel araçlarla anlatma ve belgeleme becerisini kazandırdı. Bu atölye çalışmalarının sonunda, savaştan kaçan gençlerin yaşantı ve anılarını anlattığı söyleşilerin yanı sıra, onların duygu ve düşünce dünyasını da yansıtan fotoğraflar ve kısa metinler ortaya çıktı.

Gençlerin fotoğraflarına, söyleşiler ve metinlerle ifade ettikleri anılarına internet sitemizde yer veriyoruz.