Sergi, film ve sempozyum SILA YOLU

SILA YOLU SILA YOLU © Erol Gülyalçın

Cu, 03.03.2017 -
Cmt, 01.04.2017

DEPO İstanbul

Tütün Deposu, Lüleci Hendek Caddesi, No: 12, Tophane

İstanbul

Türkiye Tatili Yolu ve Otoban Hikâyeleri

Sergi
Açılış:  03 Mart 2017 Cuma, saat: 18.30
Sergi Tarihleri: 04 Mart - 02 Nisan 2017
Ziyaret Saatleri: 11.00-19.00 arası (Pazartesi günleri kapalıdır)
 
Film Gösterimi
“E5 Ölüm Yolu – Gastarbeiterstrasse”
(Yönetmen: Tuncel Kurtiz, 1979, Süre: 70 dakika. Türkçe ve Almanca alt yazılı)
Tarih: 03 Mart 2017 Cuma, saat: 19.30

Kapanış etkinliği: Sempozyum, 01 Nisan 2017

SILA YOLU, “Autoput”, “ölüm yolu” ya da “memleket yolu” – Almanya ve Türkiye arasındaki bir zamanların meşhur E-5 yolu birçok farklı isimle anılır. Bu güzergâh her nesilden göçmen işçi için Batı Avrupa ve memleketleri arasında ana bağlantı olarak işlev görmüştür. Bugün hala bir zamanların “misafir işçi rotası”, tatilciler, gezginler ve yeni dönem göçmenler için önemli bir yol olma niteliğini korumakta ve sanatçılar Malve Lippmann ile Can Sungu (bi’bak) da son beş senedir her yaz sıla yoluna koyularak Türkiye’ye gitmekteler.

Diğer bir yandan sıla yolu “aksi istikamet”te düşünüldüğünde Batı Balkan göç rotasına işaret etmektedir ve bu rota son yıllarda Batı ve Kuzey Avrupa’ya ulaşmaya çalışan sayısız mülteci tarafından kullanılmıştır, hala da kullanılmaktadır. Bu rota –doğuya, batıya, güneye veya kuzeye doğru fark etmeksizin– memleket(ler)e dair anılarla yaşanmışlıkların iç içe geçtiği ve bunların geleceğe yönelik umutlarla da harmanlanarak her şeyin üst üste yığıldığı devasa bir mekân olarak görülebilir. Geçmiş ve geleceğin şimdiki zamanda buluştuğu bu nokta, otobandaki transit alanı, duyguların, arzuların ve beklenmedik sınır-geçişlerinin birbirine girdiği kendine özgü bir “durum” haline getiriyor.

Yolculuklar sırasında sanatçıların – gerek Türkiye’ye gidiş, gerekse Türkiye’den dönüş yolunda – eski veya yeni rotayı kullanan birçok yolcu ile sayısız sohbetleri oldu. Geçmişe ve bugüne dair görsel ve yazılı materyaller toplamaya ve kaydetmeye başladılar ve bir yandan da yolda karşılaştıkları aile babaları, otoban müdavimleri ve piknik uzmanları ile röportajlar yaptılar. Bu esnada birçok şeye tanık oldular, birçok şeyi de otoban uzmanlarından öğrendiler: güzergâhları, eski ve yeni Avrupa’yı, sınırları ve engelleri ve yolun yıllar içerisindeki değişimini. Sanatçı ve araştırmacı olarak bu süreçte sadece gözlemci değil, aynı zamanda yolun kendisini tecrübe eden failler olmak önemliydi iki sanatçı için.

SILA YOLU: Türkiye Tatili Yolu ve Otoban Hikâyeleri” sergisinin odağında, bireysel ve kolektif bir yol arayışı, varış ve çıkış noktalarının keşfi, mesafelerin kat edilmesi, bunlara anlamlar yüklenmesi ve yolcuların beraberinde getirdikleri beklentiler, fanteziler, anılar ve eşyalar var. Sergi sadece iki yer arasındaki fiziksel mekânı değil aynı zamanda kültürlerin, kimliklerin ve toplulukların kendi aralarında salındıkları (gidip geldikleri) ama bazen de sabit görüşlere inatla bağlı kalan karmaşık duygu-mekânı ele alıyor.
85 Model bir Ford Transit’in içinde inşa ettiğimiz bir görsel-işitsel yerleştirmeyle Berlin’de farklı duraklara uğrayarak Almanya-Türkiye arasındaki güzergâhın duygu-mekânını deneyimletmek istendi. Berlin’deki sergiyi takiben serginin İstanbul ayağını Depo’da gerçekleştirmek üzere sanatçılar tekrar sıla yoluna çıkacaklar.
 
Berlin ve İstanbul’da gerçekleşen sergi sebebiyle bir de kitap yayımlandı. Kitapta özenle seçilmiş metinler ve görseller bir araya geliyor. Çeşitli disiplinlerden gelen akademisyenlerin yazıları Türkiye tatili yolu ve yolculuğuna dair farklı bakış açıları sunuyor. Sergi kitabı DEPO’dan ya da info@bi-bak.de adresinden temin edilebilir.
Proje hakkında daha detaylı bilgiye http://silayolu.bi-bak.de adresinden ulaşabilirsiniz.

Bu proje, bi’bak ile DOMiD - Almanya'ya Göçün Dokümantasyon Merkezi ve Müzesi ortaklığıyla, Goethe-Institut İstanbul ve Berlin Senatosu Kültürel İşler Birimi’nin desteğiyle gerçekleşmektedir.


SANATÇILAR
Malve Lippmann

Sanatsal eğitimine Stuttgart Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (Staatliche Akademie der Bildenden Künste Stuttgart) başlayarak yüksek lisans çalışmasına Berlin Sanat Üniversitesi, Kontekst İçinde Sanat Enstitüsü’nde (Institut für Kunst im Kontext an der Universität der Künste Berlin) devam etti. Opera, performans ve tiyatro alanlarında sahne ve kostüm tasarımcısı olarak çalışmaktadır. Avrupa, Rusya ve ABD’deki birçok performans, sanat ve tiyatro projesinin şekillendirilmesinde görev almıştır. 2008’den bu yana çok sayıda atölye ve akademik eğitime öncülük etmekte, ortaklık stratejileri yürütmekte ve arabuluculuk sanatının yenilikçi biçimlerini araştırmaktadır.

Can Sungu
İstanbul doğumlu sanatçı, lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Bölümü’nde ve yüksek lisan eğitimini de Berlin Sanat Üniversitesi, Kontekst İçinde Sanat Enstitüsü’nde (Institut für Kunst im Kontext an der Universität der Künste Berlin) görsel iletişim tasarımı üzerine aldı. Sanatçı, film ve video yapımı dersleri vermiş, atölye çalışmaları düzenlemiş ve tüm Avrupa çapında, aralarında transmediale’14, Rijeka Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi (Museum of Modern and Contemporary Art Rijeka) ve Viyana Sanat Evi (Künstlerhaus Wien) gibi örneklerin de bulunduğu sergilere katılmıştır.
Sanatçılar 2014 yılında “bi’bak”ı kurmuşlardır.
 
bi’bak
Berlin-Wedding’te bulunan bi’bak, kamu yararına çalışan bir dernektir. bi’bak, göç, toplumsal hareket tartışmaları, kimlik oluşturma ve kültürel hafıza gibi toplumda sosyal-politik anlamda öne çıkan konuları ele alır ve tüm bunları ağırlık noktası yaparak estetik boyuta taşır. Sıkça kendini tekrarlayan tartışmalara bakış açısını, disiplinlerarası aktarılan projelerle değiştirmeyi ve bu bağlamda yeni bir tartışma ortamı yaratmayı hedefler.
bi’bak, sergiler, film gösterimleri, seminerler, söyleşiler, atölyeler ve çeşitli toplantılardan oluşan çok yönlü bir program ile çalışır. Bunun nedeni, sanat, bilim ve çevrenin oluşturduğu ortak alandır. Kültürel aktörler, projeler ve çeşitli girişimlerle sınır ötesi ortaklıklar kurmayı amaçlar. bi’bak, Berlin ve İstanbul arası yürüttüğü disiplinlerarası işbirliği projelerinin sonunda uluslararası bir iş ağı kurar ve fikir, deneyim ve Know-How alış-verişi için çaba sarf eder. Sanat, tasarım, bilim, iştirak, kentsel alan ve yerel katılımın temel ve yerel bağlantısıyla ilgilenir.
Daha fazla bilgi için: http://bi-bak.de/
 
 
 
 
 

Geri