Hatırlama Macerası

Buradayım

  • Yazarın sesinden Türkçe metin
    Sie benötigen den Flashplayer, um dieses MP3 zu hören.
  • Gür Genç’in şiirleri
    Sie benötigen den Flashplayer, um dieses MP3 zu hören.

Kıbrıslı şair Gür Genç’in şiirleri.

BURADAYIM

Buradayım –

tıpası içine kaçmış bir şarap şişesi gibi

dokunsalar, devrilip döküleceğim

Sen ve herkes (o bile) bıkakıp gitmiş beni

burada tuzağa düşmüşüm

burada bu dar adada kısılıp kalmışım

barışsız ve aşksız

Bu akşam dışkımdan çıkan

çocukken yuttuğum

son kuruşla bir demet harcai menekşe aldım

harcadım... harcandım... sürüngen kaldım

Kediler köpekler toplanıyor vücut ısıma

tombul fareler payını istiyor

sinekler ve askerler.

LEFKOŞA

Tarafında kal-ma-lar-la kandırdın beni Lefkoşa...

Bölünmüş arka avlularında, huşulu hurmalar altında,

bozuk dillilerle alıştım esrara

Ev diye ermeni mezarlığında yatıp kalktım, ta kendisini,

Isabel d’lbelin’iyi gördüm rüyamda

Kapalı kerhanenden atılmış somya ve elden düşme 28’lik

bir bisiklet iskeletiyle değiş tokuş ettim gururumu

Yasemin kokusu duysa da yaşlılar, ben

militarist bir ter ve yara kokusu aldım sokaklarında

Kokmuş derelerine, evde kalmış kızlarından daha beyaz

bir balıkçıl kondursam, V boyunlu, konduramadım

Adımı ağzında fazla tuttun tükür artık Lefkoşa...

2006

ÖLÜMÜ ÖP

Ölümü öp! Öp ki açelyelar açsın dudaklarında

ferah fazlı bir gitar çalsın sade

bir anne çıldırın

dizlerinin üstüne düşsün bir baba

ve yaşamak sana kalsın, pudralı bebek kokularıyla

ve yaşamak size kalsın, damara dayanmış

kırık bir gözyaşı şişesinden süzülen kanla

Öp ölümü! Öp ki emzik ile mezarlık arası

muazzam bir şenlik başlasın

anıların hazzıyla renk değiştirsin

büzüşsün ten

Kendi kameramla çekip kendi ölümümü

ağır çekimde size seyrettirdiğim için çırılçıplak

irkilten bir ünle

ünle rezil olayım

Ölümü öp!Öp ki benden sana geçsin alyuvarsız yankı

miras kalsın sana başkaldırının tanrısal erinci

ha gayret! Öp, öp ve öğren

neyi bildiği içindir ki kopuk şairler

hep en önde koşarlar, ölümün üstüne üstüne

ŞİİR DEĞİL, SU

Kıbrıslı Şairlere

Afrodit’ten beri aşk çöplüğüne döndü bu ada.

İşgalci ırkların köklerine karışan ayaklarımız

kımıldadıkça kemik yığınları kıtırdıyor

ağırlığımız altında

Toprak öylesine yüklendi ki ölüm şırasıyla

tek kurtuluş

şiir değil

su!

Aşırı ısı nedeniyle taşlar bile eriyip

derelerle denize aktı

yaban diller erimiş bakır gibi yaktı

cinsel istila ile açılan ağzımızı.

Az bir ada için bu kadar şiir çok

artık yazmayın

ağaç dikin

ya da su!

STAVRAKONNO 29 YIL SONRA

Anne ve Babama

ı.

Yerli yerinde ilk eviniz

ama kayıtsız girip çıkanlara

Kilise olmuş ilkokul, devasa kabaklar

yetiştiriyor papaz arka avlusunda

Bahçelerin çoğu kurusa da

akıyor hala otuz pınarlar

ıı.

Mezarlık boş, ölüler dahi kalkıp

göçenlerin peşinden gitmiş sanki,

yazıtlarıyla

Uçurumun kenarına asılı kalmış köy

atlayacakmış gibi

dönüp gelmezse terk edip gidenleri

ııı.

Tarafsız ve misafirperver toprak

göçmen muamelesi yapmıyor gök

Madem ki mevsimi gelince çiçek açıyor,

meyve vermeye devam ediyor ağaçlar,

geri dönüp gülümseyecek bize

yitenler...

2003

 

Gürgenç Korkmazel © Ergenç Korkmazel
Kıbrıs’tan Gürgenç Korkmazel
Gürgenç Korkmazel 1969’da Kıbrıs’ın güney kısmındaki Paphos’da doğdu, 1974’deki savaştan sonra Kıbrıs’ın kuzeyindeki Akdoğan’a (Gazimağusa) göç etmek zorunda kaldı; 1987’de Türkiye’de üniversiteye başladı ama ilk sömestrden sonra Kıbrıs’a döndü; orada devam ettiği üniversiteden iki yıl sonra kaydı silindi; 1996’da Türkiye’ye taşındı, dört yıl sonra gittiği İngiltere’de yedi yıl yaşadı. 2003’den beri yine Kıbrıs’ta yaşıyor, yayıncı ve çevirmen olarak çalışıyor; 1992’den beri serbest yazar (şiirler, kısa öyküler); çeşitli kitapları yayımlandı, en son yayımlanan kitaplarından bazıları: Yolyutma (şiirler, Lefkoşa, 2000), Augur (şiirler, Lefkoşa, 2005), Tilki ve Çobanaldatan, tüm şiirler Taner Baybars tarafından Türkçeye çevrildi (İstanbul, 2007), Yağmur Yüzünden (ilk kısa öykü derlemesi, Kıbrıs, 2008); 2009’da iki dilde yazdığı Short Stories From Modern Turkish Cypriot Literature (Modern Kıbrıs Türk Edebiyatından Kısa Öyküler) adlı kitabı yayımlandı; Almancaya çevrilen eserleri: Ein Ort so fern, dass er unerreichbar für mich, Keine Gedichte, sondern Wasser bitte, Arthur Rimbauds letzter Tag auf der Insel, Schmetterlingsschmetterer (kaynak: ZYPRIOTISCH-TÜRKISCHE POESIE HEUTE 20 Dichter, Gazimağusa, 2008); çok sayıda uluslararası edebiyat festivaline ve atölyesine katıldı.

 

Monika Carbe'nın bir çevirisi
Monika Carbe 1945’te Thüringen eyaletindeki Meiningen’de (Almanya) doğdu; 1965-1971 arasında Marburg-Lahn Üniversitesinde Alman dili ve edebiyatı, Hint dili ve edebiyatı ve felsefe öğrenimi gördü. Thomas Mann üzerine doktora yaptı. Antolojilerde şiir ve kısa öyküleri yayımlandı; 1999’da ilk romanı Das Testament des Staatsanwalts (Savcının Vasiyetnamesi), 2002’de Wolfgang Riemann’la birlikte ortak çalışması olan Hundert Jahre Nazim Hikmet (Yüz yıl Nazım Hikmet) adlı deneme kitabı yayımlandı. 1990’lı yılların başından bu yana Türk edebiyatını Almancaya çeviriyor. Çağdaş Türk edebiyatının klasik yazarlarından Sait Faik’in üç kitabını Enis Gülegen’le yaptığı ortak bir çalışmayla Almancaya çevirdi: Ein Lastkahn namens Leben (Medarı Maişet Motoru), Verschollene gesucht(Kayıp Aranıyor) ve Der Samowar(Semaver). Nedim Gürsel’in Resimli Dünya adlı romanını Almancaya çevirdi, çeviri 2002’de Turbane in Venedig adıyla Ammann Verlag (Zürih) tarafından yayımlandı.