Gerçeklikteki Kırılmalar
Yıllık Seri
Risse in der Wirklichkeit (Gerçeklikteki Kırılmalar) film serisi gerçekliğin hassas yapısının kırılmaya başladığı anlara odaklanır. Bu film serisi, sürrealin yerleşik varsayılan gerçekliğe sızmasıyla oynayan filmleri sunar: Seyircinin kasıtlı olarak irite edilmesi, bir stil aracı haline gelir; kırılma, dramaturjik bir unsura dönüşerek öngörülemeyen oyun alanları açar.
Gerçek olan nedir ki zaten? Bir mecra ve sanat biçimi olarak film, her zaman gerçeklik ve kurgu arasında hareket eder. Bu düalite, artık net bir şekilde birbirinden ayrılamayan uzun metrajlı film ve belgesel film arasındaki çizginin ötesine geçer. Yanılsama ve gerçeklik ile oynama özellikle uzun metrajlı filmlerin anlatımında kullanılır; izleyicilerin yaşadığı illüzyon, bir gerilim kaynağına, karakterlerin ruh halinin ifadesine veya sinematik bir içsel sorgulama biçimine dönüşür. Filmde kafa karışıklığı yaratmak için kullanılan efektler ve araçlar neredeyse sonsuzdur: Örneğin, anlatı düzeyinde, güven uyandırmayan anlatıcı karakterlerle, doğrusallıktaki kırılmalarla, hedefli yapılan atlamalar veya biçimsel özel yerleştirmeler yoluyla. Yapay zekâ artık bilim kurgu janrı veya yerleşmiş motifler ve figürlerle sınırlı değil. Gerçeklikle bağın kopması, çoğunlukla tanımlanmış tür sınırlarının ötesinde, çeşitli teorik refleksiyonlar ve şaşırtıcı derecede çok katmanlı bir film yapımı için çıkış noktasına dönüşür.
Risse in der Wirklichkeit (Gerçeklikteki Kırılmalar) film serisi gerçekliğin hassas yapısının kırılmaya başladığı anlara odaklanır. Subjektif perspektiflerle, zaman-mekân sapmalarıyla ve gerçeküstü anlarla oynayan filmleri sunar. Film içerikleri, parçalanmış kimliklerden psikolojik mekanizmalara, kolektif yanılgılardan modern masallara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Biçimsel olarak bu, sahte belgesellerde (mockumentary), gerçeküstü imge dilinde ve kasıtlı irite edici anlatımda ifade bulur. İrite, bir stil aracına ve kırılma, dramaturjik bir unsura dönüşür.