Gezici kütüphaneler Tekerlekler üzerindeki kitaplar

Heilbronn mobile library “Robi”
Heilbronn mobile library “Robi” | Foto (kesit): © Stadtbibliothek Heilbronn

100’den fazla otobüs ve kamyon, kütüphane hizmetlerini şehir ya da belediye kütüphanelerinden uzakta oturan kullanıcılara götürmek için Federal Almanya’nın her yerinde banliyöleri ve kırsal bölgeleri turluyor.

Aydınlık, sıcak bir ortam. Bir kısmı eğri bir biçimde yerleştirilerek muzip bir hava katılan beyaz raflar kitaplarla, CD ve DVD’lerle dolu. Zemin açık mavi, koltuklar kırmızı, pencerenin nişinde bir okuma minderi. Heilbronn Gezici Kütüphanesi’ne hoş geldiniz! 

Mayıs 2001’deki resmi açılışta gezici kütüphaneye bayılan ziyaretçiler “Tam bir okuma ortamı” diye övdükleri “Robi”nin dışarıdan da çok güzel göründüğü görüşündeydiler. “Robi”, açık mavi renkte bir kamyon, üzeri beyaz harflerle yazılmış edebiyat alıntılarıyla süslü.

Heilbronn Şehir Kütüphanesi’nin müdiresi Monika Ziller, “Yeni aracımızın tasarımı bizim için çok önemliydi,” diyor. “Gezici kitap otobüsleri kentte dolaşırken göze de hitap etmeli, ayrıca insanların kendini iyi hissettiği ortamlar, akılda kalan yerler olmalı.”

110 araçlı 96 gezici kütüphane

“Robi”, Almanya’daki 96 gezici kütüphanenin 110 aracından biri. Bu araçların çoğu bir kütüphane sisteminin bir parçası; gezici kütüphanelerin sadece yüzde 17’si bağımsız çalışıyor. Tekerlekler üzerindeki kütüphanelerin yarısından biraz daha fazlası kent ve kasaba belediyeleri, dörtte biri il yönetimleri, geri kalanı da kamu yararına dernekler ya da çeşitli örgütler tarafından işletiliyor.

Almanya’nın kuzeydeki eyaleti Schleswig-Holstein’da ise farklı bir durum söz konusu. Eyaletteki 13 gezgin kütüphane, diğer 140 kamu kütüphanesiyle birlikte, Schleswig-Holstein Kütüphane Merkezi’ne bağlı bir kütüphane sisteminde yer alıyor.

Gezici kütüphaneleri işleten kurumların ve örgütlenme biçimlerinin çeşitliliği, faaliyet gösterilen bölgelerin çeşitliliğini de yansıtıyor: Almanya’daki gezici kütüphaneler hem kentleri hem de nüfusun düşük olduğu kırsal bölgeleri turluyor.

Alman Kütüphaneler Birliği’nin de başkanı olan Ziller, “Kitap otobüsleri, yerleşik kütüphanelerin bulunduğu yerlerden uzakta yaşayan insanlara kütüphane hizmeti veriyorlar,” diyor. “Gezici kütüphaneler konusunun haksız yere ihmal edildiğini düşünüyorum. Kütüphane ihtiyacının yaygın biçimde en iyi nasıl karşılanabileceğini düşündüğümüzde, gezici kütüphanelerin burada gerçekten çok önemli bir rol oynayabileceğini görürüz.” 

Otobüs ya da kamyonda teknoloji

Gezici kütüphaneler genellikle her tür materyal ile donatılmış olmanın yanı sıra, ödünç alma işlemleri ve kütüphane kataloğunu incelemek için gereken teknolojiye de sahipler.

Almanya’daki araçların hemen hemen üçte ikisi 15 yıldan eski, hatta bazı araçlar neredeyse 30 yıldan fazla bir süredir ülkeyi turluyorlar. Bunların çoğu otobüs, fakat son yıllarda, özellikle de maliyet faktöründen ötürü, gezici kütüphaneye dönüştürülmüş kamyonlar da kullanılıyor. Schleswig-Holstein’da kütüphaneci olarak çalışan Susanne Stöckl, tüm dünyadan 340 meslektaşına Dithmarschen bölgesindeki gezici kütüphanenin yeni kitap kamyonunu tanıtması için, Finlandiya’daki Turku’da düzenlenen “2011 Gezici Kütüphane Festivali”ne özel olarak davet edildi. “Finlandiya’da şimdiye değin sadece kitap otobüsleri kullanılmış. Festivale katılan meslektaşlarım bizim aracımızın içinin ne kadar geniş ve aydınlık olduğunu, üstelik de her şeye tek katta, merdivensiz basamaksız ulaşıldığını görünce şaşırdılar.” 
 

Okullar ve çocuk yuvalarındaki duraklar

Gezici kütüphanelerde çalışan kütüphaneciler çocukların okumaya teşvik edilmesine çok önem veriyorlar. Nitekim Heilbronn’un gezici kütüphanesi Robi öğleden önceleri kentteki hemen hemen tüm ilkokullara ve bazı çocuk yuvalarına gidiyor. “Çocukların büyük çoğunluğu bir kütüphaneyle ilk kez böyle tanışıyor,” diyor Monika Ziller. Mavi kamyon öğleden sonraları kentin semtlerindeki sabit duraklara haftada bir kez uğruyor. “Biz daha çok çocuklara ve ailelere odaklanıyoruz ama evden pek dışarı çıkamayan yaşlı insanları da gözden kaçırmamaya çalışıyoruz. Bu dengeyi tutturmak kolay değil.” 

Kırsal bölgelerde doğal olarak çok daha geniş bir alanın turlanması gerekse de, benzer bir program uygulanıyor. Gezgin kütüphanesiyle Plön bölgesini dolaşan Susanne Stöckl, “Her birine üç haftada bir uğradığımız 162 durağımız var,” diyor. Bu durumda, gezici kütüphane her durakta en fazla yarım saat kalabiliyor.

Kreşler ve okullarla işbirliğine özel bir önem veren Susanne Stöckl, “Kullanıcılarımızın yüzde 60’ı çocuk,” diyor. “İlimizdeki 18 ilkokuldaki derslerin bir parçası da, düzenli biçimde kitap otobüsüne gitmek. Sınıflar öğretmenleriyle birlikte geliyorlar.” Gezici kütüphane derslerde işlenen konularla ilgili materyal kutuları da hazırlıyor gerçi ama Susanne Stöckl’e göre çalışmanın özü bundan ibaret değil. “Çocuklarla doğrudan temas kurmak bizim için çok önemli.” Nitekim, elde edilen başarı bunda ne kadar haklı olduklarını gösteriyor: “Bizimle tanışan ilkokul öğrencileri, oturdukları bölgelerde bulunan duraklarımıza okul paydosundan sonra da geliyorlar. Gelmek ne kelime, koşuyorlar!”